MAIAMARI

Günce · Kronoloji

Atölyedennotlar & etkinlikler.

Atölyenin gündemi, katıldığımız etkinlikler ve dönüşüm hikayemizden kısa kayıtlar. En yeniden eskiye doğru.

  1. Neden Atölyemde Toksik Olmayan Bir Temizleyiciye Geçtim

    Ürün Geliştirme · Ekim 2026

    Neden Atölyemde Toksik Olmayan Bir Temizleyiciye Geçtim

    15 yıllık baskıresim pratiğimde temizlik hep aynı kalmıştı: güçlü çözücüler, terebentin, ağır kokular. Alex'le birlikte dört ay süren bir deneme-geliştirme sürecinin ardından atölyemde kullandığım temizleyiciyi neden ve nasıl değiştirdiğimin hikâyesi.

    Küçükesat - Ankara

    Baskıresimle yaklaşık 15 yıldır uğraşıyorum. Bu süre içinde kullandığım mürekkepler, kâğıtlar, oyma aletleri ve baskı yöntemleri zaman içinde değişti. Bazı malzemelerden vazgeçtim, bazılarını değiştirdim, bazılarını ise yıllar içinde daha iyi tanıdıkça nasıl kullanmam gerektiğini öğrendim. Ama temizlik konusu uzun süre bunlardan biri olmadı. Mürekkebi kullandım, baskımı aldım ve iş bittikten sonra temizlemek için yıllardır kullanılan yöntemleri kullandım. Özellikle yağ bazlı linol baskı mürekkepleriyle çalışırken güçlü çözücüler, terebentin ve benzeri ürünler atölyelerin alışılmış parçalarından biri. Bir süre sonra bunun üzerine daha fazla düşünmeye başladım. Çünkü ben baskıresmi ara sıra yaptığım bir hobi olarak görmüyorum. Günümün büyük bir bölümünü atölyede geçiriyorum. Dolayısıyla kullandığım bir ürünün yalnızca işini iyi yapması değil, onu her gün ve yıllarca kullanmak isteyip istemediğim de benim için önemli. Bir temizleyiciden aslında ne bekliyordum? Benim aradığım şey yalnızca “mürekkebi çıkaran” bir ürün değildi. Yağ bazlı linol baskı mürekkepleriyle çalışıyorum ve özellikle yoğun pigmentli mürekkepleri temizlemek gerekiyor. Merdaneyi, kalıbı ve kullandığım diğer ekipmanları gerçekten temizleyebilmeli. Ama bunu yaparken çalışma ortamını ağır bir solvent kokusuyla doldurmasını istemiyordum. Aynı zamanda kullandığım merdanelerin, oyma aletlerinin ve diğer ekipmanların da gereksiz yere yıpranmasını istemiyordum. Kısacası benim için mesele şuydu: Mürekkebi iyi temizleyen, atölyemde her gün rahatça kullanabileceğim ve sağlığımı göz ardı etmeden mesleğimi sürdürmemi sağlayacak bir ürün mümkün mü? Bu fikir nasıl ortaya çıktı? Bu noktada Alex ile birlikte çalışmaya başladık. Burada özellikle belirtmek istediğim bir şey var: Bu temizleyiciyi tek başıma geliştirmedim. Ben 15 yıllık baskı deneyimimle, bir baskıresim sanatçısı olarak neye ihtiyacım olduğunu ve denediğimiz ürünlerde neleri sevip neleri sevmediğimi tarif ettim. Alex ise işin teknik ve formülasyon tarafını üstlendi. Üstelik Alex de linol baskı yapan biri. Yani ona yalnızca “şöyle bir temizleyici istiyorum” demekle kalmadım; baskıresim pratiğinin içinde olan biriyle çalıştım. Benim geri bildirimlerim onun teknik çalışmalarıyla birleşti. Bence bu projenin en güzel taraflarından biri de buydu. Ben hangi problemin çözülmesi gerektiğini biliyordum. Alex ise bu problemlere teknik olarak nasıl yaklaşabileceğimizi ve bunları bir formülasyona nasıl dönüştürebileceğimizi biliyordu. Dört ay boyunca denedik, değiştirdik, tekrar denedik Sonraki dört ay bizim için biraz deneme ve yanılma süreci oldu. Burada kullandığımız bütün formülleri ya da teknik detayları anlatarak terimlerle boğulmuş uzun bir metin yazmak istemiyorum. Benim asıl değinmek istediğim önemli mevzu şu: “Bunu kullandığımda ne oluyor?” Mürekkebi temizliyor mu? Kalıpta istediğim sonucu veriyor mu? Merdanede mürekkep kalıyor mu? Temizlikten sonra yüzey nasıl hissediyor? Kullandığım aletlerde ya da ekipmanlarda hoşuma gitmeyen bir değişiklik oluyor mu? Sağlığımı göz ardı etmeden mesleğimi sürdürmem mümkün mü? Ve en önemlisi: Bunu her gün atölyemde kullanır mıyım? Her denemeden sonra bunları konuştuk. Beğendiğim ve beğenmediğim noktaları Alex’e aktardım. O da bu geri bildirimlere göre formül üzerinde değişiklikler yaptı. Sonra tekrar denedik. Dört ay boyunca bu şekilde ilerledik. Sonunda benim için önemli olan şeyi bulduk Son formüle geldiğimizde benim için önemli olan, elimde “doğal” olarak tanımlanan bir temizleyicinin olması değildi. Ben gerçekten kullandığım mürekkebi temizleyen, atölyedeki ekipmanlarımla uyumlu çalışan ve temizlik sırasında beni yoğun solvent kullanımından uzaklaştıran bir ürün istiyordum. Burada benim için önemli olan bir başka fark daha var. Solvent ile temizlemek ve bizim temizleyicimizle temizlemek aslında aynı prensibe dayanmıyor. Solvent, mürekkebi seyrelterek temizlemeye yardımcı oluyor. Yani mürekkebin yapısını ortadan kaldırmak yerine onu çözüyor ve seyreltiyor. Bizim geliştirdiğimiz temizleyicide ise amaç mürekkebi seyreltmek değil; mürekkebi parçalayarak yüzeyden ayrılmasını ve tamamen uzaklaştırılmasını sağlamak. Bu, benim için başından beri önemli bir farktı. Çünkü yalnızca mürekkebi başka bir yüzeye taşımak ya da daha akışkan hâle getirmek değil, temizlik sırasında mürekkebin kendisini parçalayarak ortadan kaldıran bir sistem istiyordum. Sonunda tam olarak bu ihtiyaca cevap veren bir solüsyonda karar kıldık. Bugün MAIAMARI atölyesinde kullandığımız temizleyici, bu dört aylık ortak çalışmanın sonucu. Bu nedenle onu yalnızca yeni bir ürün olarak görmüyorum. Benim yıllardır edindiğim baskı deneyimiyle Alex’in teknik çalışmasının birleştiği ortak bir proje olarak görüyorum. Peki neden bunu önemsiyorum? Çünkü toksik olmayan ya da daha güvenli bir çalışma ortamı benim için son zamanlarda ortaya çıkmış bir trend değil. Baskıresim benim mesleğim. Bu nedenle kullandığım malzemeleri ve çalışma koşullarımı uzun vadeli düşünmek zorundayım. Atölyede her gün karşılaştığım kokuyu, kullandığım temizleyiciyi, ekipmanlarımın ne kadar yıprandığını veya bir işi bitirdikten sonra temizlik yaparken ne kadar rahatsız olduğumu düşünmek benim için işimin doğal bir parçası. Ve zaman içinde şunu fark ettim: Bir malzemeyi değiştirmek, bazen üretim yöntemini değiştirmek kadar önemli olabiliyor. Ben baskıresim yapmayı bırakmak ya da yıllardır kullandığım mürekkeplerden vazgeçmek istemiyorum. Tam tersine, sevdiğim bu üretim biçimini uzun yıllar boyunca sürdürebilmek istiyorum. Bu yüzden benim için sürdürülebilirlik yalnızca çevreyle ilgili değil. Kendi üretim hayatımı da sürdürülebilir hâle getirmekle ilgili. Daha güvenli bir atölye, aynı baskı Bugün hâlâ aynı şekilde kalıp oyuyorum. Mürekkebi merdaneye alıyor, kalıba yayıyor ve kâğıda basıyorum. Baskının kendisi değişmedi. Değişen şey, baskı bittikten sonra atölyeyi nasıl temizlediğim. Ve belki de benim için bu projenin en önemli tarafı tam olarak bu. Bazen daha sürdürülebilir bir üretim için her şeyi baştan değiştirmek gerekmiyor. Bazen yıllardır yaptığın işin içindeki tek bir aşamaya dönüp, “Bunu başka türlü yapabilir miyim?” diye sormak yeterli oluyor. Benim için bu temizleyicinin hikâyesi de böyle başladı. On beş yıllık baskı pratiğimde değiştirmek istediğim küçük ama önemli bir noktadan yola çıktık. Dört ay boyunca denedik, konuştuk, değiştirdik ve sonunda atölyemde gerçekten kullanmak istediğim ürüne ulaştık. Çünkü benim için iyi bir atölye yalnızca iyi işler üretebildiğim yer değil; bunu yıllarca yapmaya devam edebileceğim yer.
  2. Ahşap tezgahta baskıresim malzemeleri: oyma bıçakları, merdaneler, linol boyaları ve linolyum plaka

    Atölyeden · Eylül 2026

    Baskıresimde Malzeme Meselesi: 15 Yıllık Bir Arayış

    15 yıldır baskıresim üreten bir sanatçı olarak Türkiye’de iyi malzemeye ulaşmanın zorluğunu yaşadım. Maiamari’yi kurma nedenim de buydu. Kâğıttan oyma aletine, solvent yerine geçecek bir çözücüden Ar-Ge aşamasındaki kendi oyma bıçağımıza kadar süren bir arayışın hikayesi.

    Küçükesat · Ankara ↗

    Yaklaşık 15 yıldır baskıresim tekniğiyle kâğıt eserler üretiyorum. Lisans eğitimimden bu yana geçen yıllar boyunca alanımızdaki en büyük eksikliğin yalnızca teknik bilgi değil, kullandığımız malzemelere erişim olduğunu deneyimledim. Baskıresim yalnızca sanatçının yaratıcılığının yeterli olduğu bir alan değil. Kâğıttan mürekkebe, oyma aletinden merdaneye kadar her malzeme üretim sürecinin bir parçası ve ortaya çıkan sonucun doğrudan belirleyicisi. Fikir ne kadar güçlü olursa olsun, malzemenin niteliği o fikrin kâğıt üzerindeki karşılığını değiştirebiliyor. Ne yazık ki Türkiye’de iyi baskıresim malzemelerine ulaşmak hâlâ oldukça zor. 2024’te Maiamari’yi kurarken hedeflerimden biri tam olarak bu probleme çözüm üretmekti. Oyma aletlerinden kalıplara, mürekkeplerden merdaneye kadar zaman içinde iyi ve güvenilir malzemeleri stoğumuza eklemeye çalışıyorum. Bu konudaki en büyük avantajım hâlâ aktif olarak üretim yapıyor olmam. Bir malzemenin teknik özelliklerini bilmekle onu yıllarca kullanarak deneyimlemek arasında büyük fark var. Zaman içinde şunu da fark ettim: Bu sorunlar yalnızca benim sorunlarım değil. Farklı şehirlerde, farklı atölyelerde çalışan pek çok baskıresim sanatçısının benzer sıkıntılarla karşılaştığını gördüm. Doğru ürünü bulmak, kaliteli bir alternatif keşfetmek, bazen de mevcut seçenekler arasından en az sorun çıkaranı seçmek, hepimizin ortak deneyimi. Sağlık ve baskıresim Malzeme meselesi yalnızca kalite ve performans değil, sağlık meselesi de. Baskıresim üretiminde kullanılan bazı kimyasallar, özellikle temizlik süreçlerindeki solventler, uzun süreli ve kontrolsüz maruziyette ciddi bir problem oluşturabiliyor. 15 yılı aşkın süredir üretim sürecimin parçası olan solvent kullanımının sağlığım açısından iyi bir tercih olmadığını zamanla daha fazla sorgulamaya başladım. Su bazlı mürekkepleri bu açıdan ayrı tutuyorum; daha düşük riskli bir çalışma ortamı yaratmaları önemli bir avantaj. Ancak yağ bazlı mürekkeplerle karşılaştırdığımda, ulaşabildiğim su bazlı mürekkeplerin baskı karakteri ve pigment yoğunluğu açısından aradığım performansı vermediğini düşünüyorum. Suyla temizlenebilir yağ bazlı mürekkepler ise Türkiye’de ulaşılabilir bir seçenek değil. Dolayısıyla müdahale edebildiğim temel nokta temizlik aşaması oldu; bu, Maiamari içinde üzerinde en fazla düşündüğümüz konulardan biri haline geldi. Solventin yerine ne koyabiliriz? Bir süredir solvent kullanımını mümkün olduğunca ortadan kaldıracak bir çözücü geliştirmek üzerine çalışıyoruz. Amacımız yalnızca “solventsiz” bir ürün çıkarmak değildi. Asıl mesele, baskıresim üretiminde gerçekten kullanılabilecek bir performansa ulaşmaktı: yeterli temizleme gücü, mürekkebin yapısını zorlamayan bir formül, rahatsız edici olmayan bir çalışma ortamı ve yıllardır alıştığım solventin yerini gerçekten alabilecek bir alternatif. Bu süreçte yalnız değildim. Kimyasal tarafta uzman bir arkadaşımla farklı örnekler üzerinde çalıştık, çeşitli formülasyonları denedik. Uzun süren denemelerin ardından kendi üretim sürecimde kullanabileceğim, performansından memnun kaldığım bir çözücü elde etmeyi başardık. Bu benim için yalnızca yeni bir ürün değil, yıllardır sağlığım açısından sorguladığım bir alışkanlığı değiştirebilmek anlamına geliyor. Kâğıt: Baskının başladığı yer Kullandığım malzemeler içinde belki en fazla önem verdiğim malzeme kâğıt. Baskıresimde kâğıt, mürekkebin üzerine aktarıldığı pasif bir yüzey değil. Emiciliği, lif yapısı, dokusu ve gramajı baskının karakterini doğrudan değiştiriyor. Bu yüzden yıllardır özellikle baskıresim için üretilmiş kâğıtları tercih ediyorum. Clairefontaine, Hahnemühle ve Fabriano gibi markaların baskıresim kâğıtlarını uzun zamandır güvenle kullanıyorum. Özellikle %100 pamuk içerikli, emiciliği yüksek kâğıtlar ilk tercihlerim arasında; %50-60 pamuk içerenleri de farklı işler için kullanıyorum. Kâğıdın lif yapısı ve yüzey karakteri, baskının teknik sonucunu olduğu kadar eserin estetik algısını da etkiliyor. İyi bir baskı için iyi bir kalıp veya iyi bir mürekkep tek başına yeterli değil. Kâğıdın kendisi de eserin bir parçası. Oyma aletleri İkinci sırada oyma aletlerim geliyor. Hiçbir zaman yeterince oyma bıçağına sahip olunabileceğine inanmadım. Oyma aletleri bir baskıresim sanatçısı için yalnızca birer el aleti değil; çizginin karakterini, derinliğini ve ritmini belirleyen araçlar. Yıllar içinde farklı ölçü ve formlarda oldukça geniş bir set oluşturdum. Fakat burada da hep aynı problemle karşılaştım: Türkiye’de gerçekten üst düzey, profesyonel kullanıma yönelik oyma aletlerine ulaşmak oldukça zor. Orta seviyede iş gören ürünlerle üretim yapmak mümkün, ancak profesyonel çalışan sanatçılar için daha yüksek hassasiyet ve daha tutarlı üretim kalitesi sunan seçeneklere ihtiyaç var. Demir çelik ve metal işleme konusunda bu kadar güçlü bir üretim altyapısına sahip bir ülkede, iyi bir oyma bıçağına ulaşmanın bu kadar zor olması bana hep garip geldi. Maiamari oyma aletleri Bu sorudan yola çıkarak bir süredir kendi oyma aletleri serimiz üzerinde Ar-Ge çalışmaları yürütüyorum. Şu anda üretim aşamasına geçmiş bulunuyoruz. Amacım yalnızca üzerinde Maiamari yazan bir oyma bıçağı üretmek değil. Yıllardır kullandığım farklı markaları, bıçak geometrilerini ve üretim süreçlerini inceleyerek kendi deneyimimden yola çıkan bir alet tasarlamak istiyorum. Üretimin Türkiye’de, mümkün olduğunca yerli hammadde ve yerli işçilikle gerçekleşmesi de benim için önemli. Hedefim basit ama benim için büyük: Dünya standartlarında bir oyma aletini Türkiye’de üreterek, ulaşılabilir bir fiyatla sanatçıların kullanımına sunmak. Bu fikir bir marka kurma kararından çok önce vardı; kendi atölyemde yaşadığım bir ihtiyaçtan ve meslektaşlarımla yaptığım konuşmalardan doğdu. Bir atölyeden daha fazlası Maiamari’yi kurarken hayalim yalnızca baskıresim malzemeleri satan bir marka oluşturmak değildi. Aktif olarak üretim yapan bir sanatçı olarak, bu alanın ihtiyaçlarını içeriden görebilen ve mümkün olduğunca bu ihtiyaçlara cevap veren bir yapı kurmak istedim. Bu kısa sürede tamamlanabilecek bir şey değil; Türkiye’de baskıresim malzemeleri konusundaki eksiklikleri tek başına gidermek de mümkün değil. Ama kendi deneyim alanımız içinde yapabileceğimiz şeyler var. Ben de şimdilik oradan başlıyorum. Bunu kendi reklamımı yapmak için yazmıyorum. Bu yazının asıl motivasyonu, son yıllarda müşterilerimden ve meslektaşlarımdan aldığım geri bildirimler. Bir sanatçının “Ben de yıllardır bunu arıyorum” demesi, benim için herhangi bir satış verisinden çok daha değerli. Çünkü böylece yalnızca kendi atölyemdeki problemi çözmediğimi, baskıresim yapan insanların ortak ihtiyaçları üzerine düşündüğümü görüyorum. Belki bugün bir oyma bıçağı, yarın daha güvenli bir çözücü, başka bir gün ulaşılması zor bir kâğıt. Bunların her biri küçük gibi görünen ama üretim sürecinde sanatçının zamanını ve ortaya çıkan eseri doğrudan etkileyen meseleler. Henüz yolun başındayız. Ama yıllardır eksikliğini hissettiğim şeyleri birer birer üretmeye başlayabilmek, benim için başlı başına değerli. Çünkü bazen bir alanı geliştirmek için önce onun eksiklerini gerçekten yaşamış olmak gerekiyor.
    Instagram'da gör →
  3. Galeri duvarında çerçeveli linol baskılar

    Rehber · Temmuz 2026

    Maiamari'de ne bulunur: sayılı edisyon baskılar ve atölye malzemeleri

    Galerideki eserler nasıl üretiliyor, edisyon ne demek, fiyatlar neye göre belirleniyor? Mağazadaki malzemeler kimler için? Maiamari'de satılan her şeyin kısa bir rehberi.

    Ziyaretçilerimizin en sık sorduğu iki soru var: "Bu eserler satılık mı?" ve "Bu malzemelerle evde baskı yapabilir miyim?" İkisinin de cevabı evet; bu yazı ikisini de biraz açıyor. Eserler: sayılı edisyon linol baskı ne demek? Galerimizdeki tüm eserler Duygu Sinan'ın linol baskı tekniğiyle ürettiği özgün işler. Linol baskıda sanatçı deseni linolyum plakaya elle oyar, plakayı boyalar ve her kağıdı tek tek presten geçirir. Aynı kalıptan sınırlı sayıda baskı alınır; buna edisyon denir. Her baskının altında kurşun kalemle numara ve imza bulunur: 3/20 yazan bir eser, yirmi baskılık edisyonun üçüncüsüdür. Edisyon tamamlandığında kalıptan yeni baskı alınmaz. Bu yüzden elinizdeki iş bir reprodüksiyon değil, sanatçının elinden çıkmış özgün bir baskıdır. Fiyatlar eserin boyutuna, edisyon büyüklüğüne ve serinin durumuna göre değişir. Satıştaki eserler sitenin Galeri bölümünde seri sayfalarında işaretlidir; fiyat ve edisyon bilgisi için WhatsApp ya da telefonla ulaşabilir, eseri atölyede yerinde görebilirsiniz. Malzemeler: evde baskıya başlamak için ne gerekir? Mağazamızda linol baskıya başlamak için gereken temel set satılır: su bazlı linol boyaları, farklı boylarda linolyum plakalar, merdaneler ve oyma aletleri. Bunların yanında atölyede ürettiğimiz el yapımı kâğıtlar var; baskı için gramajı ve dokusu denenmiş kâğıtlardır. Yeni başlayan biri için önerimiz küçük bir plaka, tek renk boya, orta boy merdane ve birkaç yaprak kâğıtla başlamak. Pres olmadan da kaşık sırtıyla baskı alınabilir; tekniğin inceliklerini atölye programlarımızda gösteriyoruz. Malzemeler sitenin Mağaza bölümünden sipariş edilebilir ya da atölyeden alınabilir. Hangi malzemenin size uygun olduğundan emin değilseniz gelin birlikte bakalım; denemeden almak zorunda değilsiniz.
  4. Maiamari atölyesinin Bülbülderesi Caddesi'ne bakan vitrini

    Atölyeden · Temmuz 2026

    Ankara'da bir linol baskı atölyesi: Maiamari'nin kapısından içerisi

    Küçükesat'ta 2025'te kurulan Maiamari Baskı Atölyesi ne yapar? Galeri, mağaza ve atölye programlarıyla mekanın kısa bir tanıtımı; kimler için, nasıl ulaşılır, içeride ne bulunur.

    Maiamari · Küçükesat

    Maiamari, Ankara Çankaya Küçükesat'ta, Bülbülderesi Caddesi No:90/B adresinde bir baskı atölyesi. 2025'te sanatçı Duygu Sinan tarafından kuruldu. İçeride üç şey bir arada yaşıyor: üretim yapılan bir atölye, sayılı edisyon baskıların sergilendiği bir galeri ve baskı malzemelerinin satıldığı küçük bir dükkan. Atölye. Mekanın kalbi baskı tezgahı. Linol baskı burada üretiliyor: kalıp oyma, boya hazırlama, presleme ve kurutma aşamalarının hepsi ziyaretçinin gözü önünde. Düzenli atölye programlarında linol baskı, suluboya, çanta baskı ve el yapımı kâğıt çalışılıyor; programlar küçük gruplarla, malzeme dahil yürüyor. Galeri. Duvarlarda Duygu Sinan'ın seriler halinde ürettiği sayılı edisyon linol baskılar asılı. Her eserin arkasında elle numaralandırılmış bir edisyon kaydı var. Seriler sitenin Galeri bölümünde de görülebiliyor; eserin aslını görmek isteyenler randevuyla uğrayabiliyor. Dükkan. Baskıyla uğraşanlar için linol boyaları, linolyum plakalar, merdaneler, oyma aletleri ve atölyede üretilen el yapımı kâğıtlar satışta. Aynı ürünler sitenin Mağaza bölümünden de sipariş edilebiliyor. Kimler için? Baskı sanatına meraklı ama hiç denememiş olanlar, el alışkanlığını geliştirmek isteyen amatörler ve malzeme arayan üretici sanatçılar. Atölyeye gelmek için sanat geçmişi gerekmiyor; programların çoğu sıfırdan başlayanlara göre kurgulanıyor. Ulaşım ve ziyaret. Küçükesat'ta, Esat Caddesi'ne yürüme mesafesinde. Ziyaret için önceden telefonla randevu alınması yeterli; böylece hem atölye çalışması bölünmüyor hem de size ayrılan zaman rahat oluyor. Telefon ve WhatsApp bilgileri İletişim sayfasında. Atölyeden haberleri ve yeni serileri Günce'den ve Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.
  5. Maiamari atölyesinin iç mekanı, baskı tezgahı ve çalışma masaları

    Rehber · Temmuz 2026

    Çankaya'da sanat atölyesi seçerken nelere bakmalı

    Ankara Çankaya'da bir sanat atölyesine katılmak isteyenler için pratik bir rehber. Grup büyüklüğünden malzemeye, tek seferlik atölye ile aylık program farkına kadar karar vermeden önce sormaya değer sorular.

    Ankara'da sanatla uğraşmak isteyenler için seçenek az değil; özellikle Çankaya çevresinde resim, seramik ve baskı atölyeleri son yıllarda çoğaldı. Seçenek çokluğu güzel, ama hangisi bana göre sorusunu zorlaştırıyor. Kendi atölyemizde öğrencilerden en sık duyduğumuz tereddütlerden yola çıkarak, karar vermeden önce sormaya değer birkaç soruyu derledik. Grup ne kadar kalabalık? Baskı ve resim tekniklerinde birebir dokunuş önemlidir. Sekiz kişiyi aşan gruplarda eğitmenin her katılımcıya ayırabildiği süre hızla düşer. Kayıt olmadan grup büyüklüğünü sormaktan çekinmeyin. Malzeme dahil mi? Bazı atölyeler malzemeyi ücrete dahil eder, bazıları katılımcıdan ister. Linol baskı gibi tekniklerde malzemenin kalitesi sonucu doğrudan etkiler; hangi boya, hangi kâğıt kullanılıyor diye sormak yerinde olur. Maiamari'de atölye ücretine tüm malzemeler dahildir ve aynı malzemeleri mağazamızdan temin edebilirsiniz. Tek seferlik mi, program mı? Tek seferlik atölyeler bir tekniği tanımak için idealdir; aylık programlar ise el alışkanlığı kazandırır. İkisini karıştırmamak gerekir: tek derste linol baskının tüm aşamalarını deneyimlersiniz ama ustalaşma tekrarla gelir. Sonunda elinizde ne kalıyor? İyi bir atölyeden kendi ürettiğiniz işle çıkarsınız. Baskı atölyelerinde bu genellikle kendi oyduğunuz kalıptan aldığınız birkaç baskıdır. Sorun: ürettiğim iş bende kalıyor mu, kalıbım bana ait mi? Atölyeyi önceden görebilir miyim? Çalışma ortamı, havalandırma, pres ve tezgah düzeni bir baskı atölyesinin ciddiyetini gösterir. Ziyarete açık atölyeler bu konuda kendine güvenenlerdir. Bizim kapımız Küçükesat Bülbülderesi Caddesi'nde; randevuyla uğrayıp ortamı görebilir, programları yerinde konuşabilirsiniz. Atölye programlarımızın güncel listesi Atölyeler sayfasında. Sorularınız için telefon ya da WhatsApp ile ulaşabilirsiniz.
  6. Exlibris Workshop

    Workshop · Haziran 2026

    Exlibris Workshop

    Kendi exlibrisini tasarla ve bas. 21 Haziran 2026 14.00- 16.00 Baskıresim üretim sürecini birlikte deneyimleyeceğimiz küçük bir atölye. . 2 saat birlikte üretiyoruz . Tüm malzemeler Maiamari’den . Yanında sevdiğin bir kitabı getir . İstersen kendi tasarımınla gel, istersen atölye sırasında birlikte karar verelim Katılım 6 kişi ile sınırlıdır.

    Maiamari Baskı Atölyesi

    Kendi Exlibrisinizi Tasarlayın ve Basın Exlibris, kitapların içine basılan sahibine ait özgün bir işarettir. Bu atölyede kendi exlibrisinizi tasarlayıp linol baskı tekniğiyle çoğaltılabilir bir baskıya dönüştüreceksiniz. Tasarım deneyimi gerekmiyor. Süreç boyunca fikir geliştirme ve uygulama aşamalarında birlikte ilerleyeceğiz. Yanınızda yalnızca bir kitap getirmeniz yeterli. Hazır bir tasarımınız varsa onu da getirebilirsiniz. Kontenjan sınırlıdır, ön kayıt gereklidir. Kitaplığınıza size ait bir iz bırakmak için sizi atölyeye bekliyoruz.
    Instagram'da gör →
  7. maiamari.art anasayfası — tarayıcı görünümü, mosaic hero (Atölye · Galeri · Mağaza)

    Kuruluş · Mayıs 2026

    maiamari.art yayında

    Mayıs 2026. Maiamari'nin dijital evi yayına alındı. Atölye, galeri ve mağaza tek çatı altında, maiamari.art adresinde.

    maiamari.art ↗

    Mayıs 2026'da Maiamari'nin dijital evi yayına alındı. maiamari.art; atölyenin sergi duvarını, kâğıt fabrikasını, mağazasının raflarını ve atölye programlarını tek bir çatı altında topluyor. Galeri sayfasında sanatçı Duygu Sinan'ın sayılı edisyon linol baskı serileri (Kapılar ve Lord of … Maskeler) sergileniyor. Mağaza tarafında atölyenin günlük baskı pratiğinde üretilen ve piyasadan özenle seçilen malzemeler bulunuyor. Atölye programları, ziyaret bilgisi ve sanatçı notları için bütün kapılar açık. Maiamari'nin atölye günlüğünü buradan, Instagram'dan ve atölyenin kendisinden takip edebilirsiniz.
  8. Maiamari standı UNITE'da — yeşil-beyaz örtü üzerinde linol baskı edisyonları ve tote bag

    Etkinlik · Ocak 2026

    UNITE'da Bağımsız Sanatçı Ürünleri Sergisi

    Bağımsız sanatçı ve tasarımcıların özgün baskı çalışmaları, stickerları ve küçük edisyonları iki gün boyunca UNITE Ortak Mekan'daydı. Maiamari olarak stand açtık.

    UNITE Ortak Mekan · Ankara ↗

    Bağımsız sanatçı ve tasarımcıların özgün baskı çalışmaları, stickerları ve küçük edisyonlarının yer aldığı iki günlük sergiye Maiamari Baskı Atölyesi olarak katıldık. Standımızda atölyenin sayılı edisyon linol baskılarını, doğal liften el yapımı kâğıtlarımızı ve baskı malzemelerimizi sergiledik. Standı ziyaret eden ve atölyeyi keşfeden herkese; ev sahipliği için de UNITE Ortak Mekan'a içtenlikle teşekkür ederiz.
    Instagram'da gör →
  9. HASKAN BOYA — devraldığımız haliyle dükkanın kapalı kepenk ve eski tabelası

    Kuruluş · Nisan 2025

    Dönüşüm: Bir Hırdavat Dükkanından Baskı Atölyesine

    Bülbülderesi Cd. 90/B. Nisan 2025'te kapalı bir hırdavat dükkanını devraldık. Kapalı kepenk, boşalan raflar, gelen masalar, açılan vitrin. Atölyenin kuruluş yolculuğu.

    Bülbülderesi Cd. 90/B · Küçükesat · Ankara

    Nisan 2025'te Bülbülderesi Caddesi 90/B'deki eski bir hırdavat dükkanını devraldık. Tabelası HASKAN BOYA, kepenkleri kapalıydı. Tavandan PVC borular sarkıyor, ahşap raflar telefon kablosu yumakları ve plastik aletlerle doluydu. Boyayı söktük, ahşap rafları koruduk, mutfak köşesini kurduk, masaları getirdik. Haftalar boyunca yıkım, temizlik, montaj. Sonra ilk baskılar, ilk kuruyan kareler. Bugün aynı odadayız; aynı raflar, başka içerik. Kısa filmi Instagram'da paylaştık. Atölyenin Nisan 2025'ten bugüne uzanan dönüşümünden temsili kareler.
    Instagram'da gör →